30 Eylül 2014 Salı

Sollama Değil Sağlama Şeridi (!)

Sollama şeridinin ne anlama geldiğini biliyor musunuz?

Sollama şeridi denilmesinin amacı bu yolda dümdüz ilerleyebilirsiniz, hızlı gidiyorsanız bu şeridi sürekli kullanabilirsiniz demek değildir. Sollama şeridi kurallara uygun bir şekilde önünüzdeki aracı sollamak için kullandığınız bir şerittir. Bu şeridi sürekli olarak kullanamazsınız, sollama işleminiz bittikten sonra o şeridi boşaltmalısınız. Bunun bir trafik kuralı olduğunu biliyor musunuz?

Tatil dönüş yolunda yaşadığın ve rahatsız olduğum en büyük sorun, kesinlikle insanların birbirine karşı saygısının kalmadığını bir kere daha trafikte görmem oldu. Sollama şeridinin amacı dışında kullanılması, insanların sollama kavramını unutup kendine göre sağlama şeridini yarattıklarını görüyoruz.

Son zamanlarda trafikte yaşanan saygısızlıktan hanginiz şikayetçi değil? Peki, hanginiz gerçekten bu kurallara uyuyorsunuz ve trafikte olmanız gerektiği gibi yer alıyorsunuz? Trafikte sizin dışınızda insanlarında olduğunun ve uymanız gereken kuralların olduğunun farkında mısınız?

Son yıllarda hemen herkesin ağzında trafikte kimsenin kimseye saygısı kalmadığı dolanıp duruyor."30 senelik şoförüm böylesini görmedim" veya "Avrupa'ya gidip bir ders alsınlar!" Trafikte herkesin şikayet ettiği bir konu mutlaka vardır. Yaya kendine yol vermeyen, hızlı gidip üzerine kıran, yağmurlu havada su sıçratan araca kızar. Araç şoförü kendini sollayan, ondan hızlı giden, beklenmedik anda önüne kıran, zaten 10 saniyelik yeşil ışık yandığında hareket etmeyen, yol onunken geçmesine müsaade edilmemesine araca ve önüne sorumsuzca atlayan yayaya kızar.

Peki, sonuç ne? Herkesin birbirine bağırıp çağırdığı ama sonuç olarak hiçbir şeyin elde edilmediği bir trafik!

Trafikte, birileri kurallara uymayanlara birileri vurdumduymazlara, kimileri hızlı gidene, kimileri yavaş gidene kızar. Hey, bir dakika durun ve bekleyin! Ne oluyor bizlere? Trafik böyle bir şey olmamalı, sizce de öyle değil mi? Çıkılacağı zaman büyük stres, gerginlik, kavgalar, gürültüler yaşanan bir şey olmamalı!

Tüm bunların nedenini hiç düşündünüz mü peki?

Ben söyleyeyim, tüm bunların nedeni kimsenin kimseye tahammülünün kalmaması ve SAYGISIZLIK! Hepsi bundan ibaret. Tamamen birbirine düşmanmış gibi bakan insanlara dönüştük. Tanısak da, tanımasak da birbirimize düşman olduk ve bir kaşık suda boğacağız adeta. Nereye gitti insanların birbirine saygısı!

Trafik kuralları gerek yayalar gerekse taşıtlar tarafından hiçe sayılarak, her gün bir olay yaşanmasına neden olunuyor. Neden bu kurallara uymuyoruz peki? Benciliz çünkü yeter ki, biz yol alalım işimizi halledelim, gerisi ne yaparsa yapsın, hiç sorun değil. Peki, yaptığınız hata bir insanın canına mal oluyorsa, bu umurunuzda mı?

Sizin yaptığınız bir hata yüzünden hayatını kaybeden, ocağı sönen, sakat kalan bir insanın varlığına tahammül ederek, rahat bir yaşam sürmeye devam edebilecek misiniz? Cevabınız evet ise söylenecek fazla bir söz yok. Ama hayırsa neden kurallara uymuyorsunuz peki?

25 Eylül 2014 Perşembe

Altın ve Doların Bitmeyen Rekabeti

Altın, yıllar boyunca taht kurduğu boğa piyasasından, Amerikan ekonomisinin iyileşme belirtileri göstermesi sonucu FED'in aldığı kararlar sonucunda ayrıldı. FED'in almış olduğu bu kararlar ekonominin iyileştiği ve bu yüzden her ay gerçekleştirilen 85 milyar dolarlık varlık alımlarına son vermesi yönündeydi. Bu kararlar da Amerikan dolarının güçlenmesine neden olurken, altının değer kaybetmesine neden oldu.

Altın, 2013 yılının Şubat ayından bu yana % 30'a yakın bir değer kaybı gösterdi. Altın ons fiyatı 1,800 dolar seviyelerinden 1,180 dolar seviyelerine kadar düştü. Bu değer kaybı sonucunda yatırımcılar altının artık güvenli liman olmadığını düşünerek altın yatırımı yapmaktan uzaklaşmaya başladı. Dolar ise tarihin en yüksek seviyelerinde gezmeye devam ediyor.

Günümüze geri dönecek olursak, altın fiyatları bugün 1,210 dolar seviyelerinde iken Dolar/TL kuru 2,2502 seviyelerinde. Bu tarihi seviyelerin nedeni de hala Amerikan Merkez Bankası'nın kararları ve iyileşen Amerikan ekonomisi. Dünyanın en güçlü ekonomisi olan Amerikan ekonomisi, altın başta olmak üzere birçok yatırım aracı üzerinde etkili oluyor.

Altın, ABD'de faizlerin yükseleceği beklentisinin doları tarihi rekor seviyelerine taşımasının ardından değer kaybetmeye devam ediyor. Dolar, gelişen ekonominin FED'in önümüzdeki yıl politika faizlerini artıracağı spekülasyonlarını güçlendirmesi üzerine yükseliyor. Son 4 yılın zirvesine yerleşen Amerikan doları, 10 önemli para birimi karşısında güçlenmeye devam ediyor. Altın ise Londra piyasasında ABD ekonomisinin iyiye gittiğine ilişkin işaretlerin doları güçlendirmesi ve metale yönelik refah koruma talebini düşürmesinin etkisi ile son 8 ayın en düşük seviyesine indi.

Spot altın % 0,5 oranında düşüş ile ons başında 1,210.53 dolar seviyesine geriledi. 1,207.04 dolar seviyesi ile 2 Ocak'tan bu yana gördüğü en düşük seviyeye gerileyen altın, fiziki alımlarla dün bir miktar yükseldikten sonra bugün tekrardan yönünü aşağıya çevirdi.

Goldman Sachs emtia araştırma müdürü olan Jeffrey Currie, 2014 yılı sonunda altın fiyatları tahminlerini 1,050 dolar seviyesine kadar indirebileceklerini tekrar etti. Altında henüz en kötünün yaşanmadığına dikkat çeken Currie, yatırımcılara geçen yıl altın yatırımcılarına 'sat' uyarısında bulunmuştu. Ayrıca, "riskler önemli ölçüde aşağı yöne eğilim gösteriyor, desteğin büyük bölümü Ukrayna'daki siyasi belirsizlikten ve Orta Doğu'da meydana gelen gelişmelerden kaynaklanıyor," dedi.

17 Eylül 2014 Çarşamba

En İlginç Doğa Olayları

Dünya üzerinde meydana gelen doğa olayları karşısında nutkumuz tutuluyor ve oluşum nedenlerini araştırdığımız zaman bir şok daha yaşıyoruz. Doğanın bu muazzam dengesinin cevapsız kalan sorular mutlaka kalıyor.

Sözü fazla uzatmadan bu olaylardan bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum:

Undulatus Asperatus


Bulut Değerlendirme Kurulu adlı grubun önerisi ile yakın zaman içerisinde Undulatus Asperatus ismini alan bu olay, Cenevre'de bulunan Dünya Meteoroloji Örgütü tarafından kabul edilmiş bir bulut türüdür. 1951 yılından sonra bu ismi alan ilk bulut tipi olarak kayıtlara geçmiştir.

Olimpos Dağı Üzerindeki Merceksi Bulutlar


Troposferde oluşan bu lens görünümlü bulut, dağların etrafında esen dikey rüzgarlar nedeniyle oluşuyor.

Christmas Adası Yengeç Akını


Her yıl 43 milyondan fazla kırmızı yengeç çiftleşmek ve yumurtalarını okyanusa bırakmak için bulundukları kovuklardan çıkarak adada dolaşmaya başlıyorlar.

Sardalya Göçü


Sayıları milyonları bulun ve sürü halinde Mayıs – Temmuz ayları arasında Güney Afrika sahillerinin kuzeyine giden sardalyaların göçü de inanılmaz doğa olaylarından biri. Bu göç, beslenme sorunu çeken birçok hayvanı da buraya çekmektedir.

Kar Bacaları – Erebus Dağı/ Antartika


Güney'de bulunan en aktif volkanların üzerinde oluşuyorlar. Antartika'daki Ross Adası'nın batısında bulunan ve dünyanın en aktif yanardağları içinde en güneyde yer alan volkan, Erebus Dağı'dır.

Cehennem Kapısı – Türkmenistan


1971 yılında bilim adamları tarafından kraterden çıkan gazların zehirli olduğu ve bu nedenle yakılması karar verilmiştir. O tarihten bu yana hala yanan bu yer gerçekten cehennemin dünyadaki kapısı olabilir mi?

Işık Sütunları


Dünya'nın atmosferinde mevcut olan buz kristalleri tarafından ışığın veya ay ışığının yansıması ile oluşan optik bir fenomendir.

Sürreal Örümcek Ağları


Avustralya'nın Wagga Wagga bölgesinde sel sularından kaçan binlerce örümceğin, çok büyük bir alanı ağlarla kaplaması sonucu oluşmaktadır.

Gökkuşağı Okaliptüsü


Bu okaliptüs ağacı diğerlerinden çok farklı bir kabuğa sahip. Dış kabuğu farklı zamanlarda ortaya çıkan mavi, mor, turuncu ve kavuniçi tonlarıyla gökkuşağına benziyor.

Ateş Gökkuşağı


Sirius bulutlarının mevcut olduğu ve güneşin tepede bulunduğu dönemlerde, buz kristalleri yatay hizalanıyor. Bu nedenle meydana gelen ve normal bir gökkuşağından farklı olarak düz bir görünme sahip olan bu gökkuşağı oluşuyor.

Sualtı Çemberleri – Japonya


Erkek kirpi balıklarının dişilerini etkilemek için yaptığı bu muazzam çalışma gerçekten inanılmaz.

Catatumbo Şimşekleri


"Dinmeyen Fırtına" adıyla bilinen bu doğa olayı, dünyada eşi benzeri olmayan bir olaydır. Venezuela'da Catatumbo Nehri ile Marakaibo Gölü'nün buluştuğu yerde oluşan bulutların çarpışması sonucunda oluşan şimşek fırtınalarıdır. 5 kilometre yüksekte oluşan yüksek voltaj nedeniyle yılda 140 – 160 gece boyunca, her gece 10 saat süreyle şimşekler çakıyor. Şimşekler saatte 280 kez tekrarlayabiliyor.

Volkanik Yıldırımlar


Bir yıldırım, volkanik bir bölgeye düşüp toz bulutu yarattığında ortaya çıkan görüntüye bu isim veriliyor.

Buz Çiçekleri 


Genel olarak deniz ve göllerde görülen bu olay, yeni oluşan buz tabakalarında -22 derece civarı sıcaklıkta görülüyor.

13 Eylül 2014 Cumartesi

Omo Kabilesi'nin Güzellik Anlayışı

Dudağında kocaman kilden bir tabağı bir aksesuar gibi taşıyan bir kabile var. Mutlaka belgesellerin birinde bu insanlara denk gelmişsinizdir ve garipsemişsinizdir. Ama bu kabilenin gelenekleri arasında bu dudakta tabak taşımak büyük bir önem taşıyor.

Omo Kabilesi, Etiyopya'nın Omo Nehri kenarında yerleşik olarak yaşayan ve en çok tanınan kabiledir. Görünüş ve yaşam tarzlarındaki farklılık nedeniyle dünyaya duyulan ünleri buraya milyonlarca ziyaretçi çekiyor. Bu kabilenin bilinme nedenlerinin başında yerleşik olmaları geliyor olsa bile, en dikkat çeken özelliklerinden biri kadınların dudaklarında taşıdığı kilden tabaklar.

Kabileyi bu kadar farklı yapan yaşam tarzları ve bu dudak büyütme gelenekleri. Modern toplum yapısına uygun olmayan bu aksesuarları, alt dudaklarına takıyorlar ve bu sayede farklı bir görünüme sahip oluyorlar. Amaçları farklı görünmek değil elbette.

Dudak büyütme konusunda iki farklı görüş var. Dudak büyütme ile ilgili görüşlerden birincisi, civar kabilelerin kadınları köleleştirmek için kaçırdığı bilinmekte ve kadınların kaçırılmasını önlemek için bu şekilde çirkinleştirildiğidir. Diğeri ise güzel ve özel görünme çabası.


Düşünüldüğü zaman iki görüşünde mantıklı ve geçerli olduğu kabul edilebilir. Omo kabilesinde genç kızların evlenme çağı yaklaşık olarak 20 yaşı ve bu yaşına yaklaşan kızlar bu işleme başlıyorlar. Dudaklarının alt kısmında ufak bir yarık açıp bu yarığı bu tabak görünümlü aksesuarları ile büyütüyorlar.

Aynı zamanda ağırlığınca altın mantığına benzer bir mantıkla, dudaklarının içine koydukları bu yuvarlak tabağa benzeyen aksesuar ne kadar büyükse başlık paraları da o kadar büyük oluyor.

26 Ağustos 2014 Salı

BIST 100 Uçuşa Geçti

Güne artıda başlayan Borsa İstanbul 100 endeksi, günü son 3 haftanın en yükseğinden kapattı. Analistler 79,500 direncinin kırılması ile güçlenen endeksin 80,500 direncinin üzerinde kapanmasına dikkatleri çekti. Önemli olan ise yarın açıklanacak olan faiz kararı ve yeni kurulacak kabine…

BIST 100 endeksi 1.491,87 puan yükselerek günü 80.754,28 puandan tamamladı. Borsa İstanbul'da işlem gören hisse senetleri ortalama % 1,88 oranında değer kazanırken, toplam işlem hacmi 3 milyar lira oldu. Seans sonunda bankacılık endeksi % 2,97 oranında, holding endeksi % 1,37 oranında artış kaydetti. Günün kazandıranı ise sektör endeksi oldu ve % 3,12 oranında yükseldi.

Endeks en düşük 79.437,62 puanı gördükten sonra gün boyu yükseliş kaydetti ve banka hisselerinde meydana gelen yoğun alım sonrasında 5 Ağustos tarihinden bu yana görülen en yüksek seviyeyi kaydetti. Güne 175,21 puanlık yükseliş ile 79.437,62 puandan başlandı. Seans açılışında hisse senetleri ortalama dünkü kapanışa göre % 0,22 oranında değer kazanarak açılış yaptı.

Finansal kiralama, yatırım ortaklığı ve metal ana sanayi sektör endeksleri güne düşüşler başlarken, diğer sektörler yükselişle başladı. Açılış ile birlikte en fazla kazandıran sektör % 0,63 oranı ile gıda olmuştu. Kapanışta ise % 3,12 oranı ile sektör endeksi oldu.

Analistler ise yarın açıklanacak olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Para Politikası Kurulu faiz kararına ve yeni kurulacak olan kabineye dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor. Siyasi gelişmelerin takip edilmesi büyük bir önem taşıyor. Anketlere göre TCMB'nin yarın açıklayacağı faizlerde pek bir değişiklik beklenmiyor.

Burger King'in, Buffett Desteğiyle Gerçekleştirdiği Dev Satın Alma

ABD'nin en büyük ikinci hamburger zinciri olan Burger King'in, Kanadalı kahve ve donuts satıcısı Tim Hortons Inc'i satın alma haberi konuşuluyor. Burger King'in bu satın alma ile Kanada'ya taşınma planları yaptığı da söyleniyor. Daha düşük vergi alınan ülke arayışında olan Burger King'in, bu nedenle Tim Hortons'u tercih ettiği düşünülüyor.

Yapılan açıklamalara göre, büyük bir kısmına 3G Capital'in sahip olduğu Burger King, bu satın alma ile dünyanın en büyük üçüncü fast-food zinciri haline gelecek. Aynı zamanda vergi ve danışmanlık firması olan KPMG tarafından web sitesinden verilen bilgilere göre Kanada'nın kurumsal vergi oranı % 25,6. Amerika'da ise bu oran % 40 seviyesinde.

ABD'de büyük bir sorun haline dönüşmeye başlayan yüksek kurumsal vergi, Amerikalı şirketlerin merkezlerini uluslararası olarak değiştirmelerine neden oluyor. Bu nedenle ABD Başkanı Barack Obama yönetimi eleştiriliyor ve yardımcıları pratikte bu konu ile ilgili harekete geçeceğini açıklıyor.

Burger King'in, Tim Hortons'u satın alması ile ilgili söylentiler bugün son buldu ve resmi olarak satın aldığı duyuruldu. Anlaşmanın tam tutarı ilk aşamada açıklanmadı ama iki dev şirketin birleşmesi sonucunda fast-food pazarında 23 milyar dolarlık satış hacmine sahip olunacağı biliniyor. Anlaşmanın toplam maliyeti ise 11 milyar dolar.

Satın alma sonrasında şirketlerden yapılan açıklamalara göre Tim Hortons hissedarlarına 65.50 Kanada doları nakit ödeme yapılacak ve sahip oldukları her hisse için yeni şirkette 0,8025 pay sahibi olacaklar. Satın alma öncesi hisseleri değerlenen Burger King'in, satın alma duyurusu sonrasında hisseleri % 5 oranında değer kaybetti.

Burger King'i bu satın almada Warren Buffett'in finanse ettiği de söyleniyor. Bu konuda resmi bir duyuru yapılmamasına karşın, Warren Buffett'ın sahibi olduğu Berkshire Hathaway Inc'in terchi ettiği bir hisseye 3 milyar dolar yatırım yapacağı söylendi.

24 Temmuz 2014 Perşembe

5 Farklı Game of Thrones Soundtrack Cover

Benim ve birçok hayranının Game of Thrones çılgınlığı devam ediyor. Belki aşırıya kaçıldı ama bu soundtrack versiyonlarını sizlerle paylaşmak istedim. Bu versiyonlar da yine Game of Thrones hayranlarından geliyor ve helal olsun demekten kendimizi alamadıklarımız da yok değil.

Dizinin soundtrack'i Ramin Djawadi adındaki Almanya doğumlu bir film, televizyon ve oyun müzikleri yapımcısı tarafından yapılmış. Ramin Djawadi, Iron Man ve Pasifik Rim'in gitar odaklı soundtrack'i, Prison Break dizisinin müziği ile de tanınıyor ve bu soundtracklerle Grammy'e aday gösterildi.

İlk cover itsMetroGnome'dan geliyor ve yapmış olduğu diğer coverlarla da büyük beğeni topluyor. Electro, house, dubstep ve hip hop tarzlarında adını duyurmuş bir dj olan MetroGnome, yapmış olduğu Game of Thrones coverı ile de büyük beğeni topladı. İşte bu cover:



Diğer bir cover ise White Noise Lab'dan geliyor. Heavy Metal versiyonu yapılan Game of Thrones soundtrack nasıl olmuş sizce?



Walking Dead için yaptığı cover ile tanıdığımız Cosplay Piano'dan da bir Game of Thrones soundtrack coverı geliyor ve cover dışında sağlam bir kliple yine karşımızdalar:



Benim sevdiğim versiyonlardan birisi de Gustavo Toscan da Silva'nın akordeon ile yaptığı cover:

 

Öyle bir cover var ki, hem eğlendiriyor hem de işte fark bu dedirtiyor. Bu cover; New York'ta Times Meydanı'nda bulunan B.B King's Blues Club'da sahne alan New Orleans Swamp Donkeys'den geliyor:



Eğlenceli ve müzik dolu coverlardan birisi de yine coverları ile tanınan Scott Bradlee ve Dave Koz'dan geliyor. Game of Thrones'un bence Smooth versiyonu da bir harika:



Birbirinden güzel ve farklı tarzdaki bu coverlar arasından sizin için en iyi versiyon hangisi?