Finans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Finans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2017 Çarşamba

Günlük Dolar Yorumları ve Tahminleri Artık Paratic.com Adresinde

Dolar tarafından yaşanan sert dalgalanmalar, tüm yatırımcıların odak noktasını oluşturuyor. Bu nedenle dövizler arasında en çok takip edilen genel olarak dolar oluyor. Doların Türk lirası ve diğer dövizlerle oluşturduğu pariteler de finans piyasalarında yüksek bir işlem hacmiyle işlem görüyor. Bizler ise genel olarak Türk lirasına karşı oluşturduğu USD/TRY paritesi ile ilgileniyor.

Türkiye'de hemen herkesin dolar kurunu takip ettiğini biliyoruz. Uzmanlar, aracı kurum analistleri ve banka stratejistleri tarafından sürekli dolar kuruyla ilgili açıklamalar yapılıyor. Aynı zamanda günlük bültenler yayınlanıyor ve doları takip eden herkesin bilgi edinmesi sağlanıyor. Paratic.com ise bu dolar raporlarını günlük olarak tek bir sayfada topluyor. Böylece Türkiye'nin önde gelen aracı kurumlarının, bankaların ve uzmanların yorumlarına detayları ile tek bir platformdan ulaşmış oluyor.

Paratic, her gün uzmanlardan gelen yorumları, analizleri ve dolar tahminlerini güncelliyor. Takip etmek isteyenler; Paratic Dolar Yorumları sayfasını ziyaret edebilirler.

Biraz da doların seyri ile ilgili detaylara göz atalım. Doların gidişatı ile ilgili detayları Paratic üzerinden edinebilirsiniz. Ben sizlere burada kısa bir özet paylaşmak istiyorum:


Rekor üstüne rekor kıran dolar, Türk lirasını ezip geçiyordu ve isyan bayrakları yavaştan asılmaya başlamıştı. Neyse ki TCMB'nin Para Politikası Kurulu toplantısında alınan kararlar işe yaradı ve Türk lirası değerlenmeye başladı.

Tarihler 2017 Mayıs ayını gösterdiği zaman, dolar ardı ardına düşmeye başladı. Bu haber bir yandan sevindirirken diğer yandan elinde dolar olan yatırımcıyı üzdü. 2 Mayıs tarihinde 3,53 seviyesini görerek, yılın en düşük seviyesini kaydetti. Ardından akşam saatlerinde 3,51 lira seviyesi görüldü. Uzun zaman sonra 3,50 seviyesine yaklaşılması ise iyi bir umut doğurdu.

3 Mayıs gününde ise dolar kuru güne düşüşle başladı ve 3,52 lira ile düşük seviye rekorunu tazelemiş oldu. Uzmanlar dolar kurunda görülen düşüşü yorumluyorlar ve 3 ana nedene bağlı olarak doların düştüğünü belirtiyorlar. Sizlerle bu düşüşün nedenlerini sırasıyla paylaşmak istiyorum:

Doların düşmesindeki birinci neden; Türkiye'de risklerin azalması. Referandum süreci öncesindeki belirsizlik, hem Türk lirası hem de Borsa İstanbul tarafında riskleri arttırmıştı. CDS primi bu zamanlarda 280 civarındaydı. Şimdi ise 200 seviyesinin altına düştü. Böylece Türk lirası değer kazanmaya başladı.

Dolar kurunun düşüşe geçmesindeki ikinci neden ise doların dünya genelinde düşüyor olması. Yani ABD tarafından şu an sular durgun akıyor ve doları şahlandıracak bir fırtına henüz yok. Doların altı önemli para birimi karşısındaki değerini gösteren dolar endeksi, 103 seviyelerinden 100 seviyesinin altına gerilemiş durumda.

Üçüncü ana neden ise TCMB'nin hamlelerinin işe yaraması olarak yorumlanıyor. Merkez Bankası'nın son toplantısında aldığı faiz artışı kararı, Türk lirasının değer kazanmasını sağlandı. Faiz fonlama oranı % 8 – 9 seviyesinden % 11,80 seviyesine yükseltildi. Böylece 4 puanlık bir faiz artışı ile Türk lirası değer kazanmış oldu.

Şimdi merak edilen ise Türk lirasının değer kazancının devam edip etmeyeceği. Uzmanlara göre dolar kurunda bu seviyeler korunabilirse düşük seviyelerin gelmeye devam edebileceği düşünülüyor. Buna karşın bu akşam saatlerinde açıklanacak olan FED FOMC toplantısının sonuçları, dolardaki seyri değiştirebilir. Yine de toplantının sonucunda ABD tarafında herhangi bir faiz kararının açıklanması beklenmiyor. Bu nedenle hem FED hem de Türk piyasalarını dikkatli bir şekilde izlemekte yarar var.

25 Şubat 2017 Cumartesi

Dolar Türk Lirası Karşısında İki Haftada Sert Düşüş Kaydetti

Ocak ayının sonunda dolar, Türk lirası karşısında 3,92 lira ile rekor kırdı. TCMB'nin ve Ankara'nın bu duruma sessiz kalması ise büyük ses getirmişti. Ardından TCMB büyük bir hamle yaptı ve kurun bir miktar normale dönmesini sağladı. Ama bu yeterli gelmedi. Buna karşın TCMB müdahalelerini sürdürdü. Ardından Ankara'nın da bu duruma sessiz kalmaması ile dolar/TL kuru 3,60 seviyelerine kadar geriledi. Üstelik dolar, dünya genelinde yükseliş trendine başlamışken.

Paratic.com'da yaptığım bu haberde, doların Türk lirası karşısındaki seyrine ve yapılan müdahalelerle nasıl düştüğüne detaylı bir şekilde yer vermiştim. Finans piyasası yatırımcılarından vatandaşa kadar herkesin sıkı bir şekilde takip ettiği dolar gündemi, sosyal ağlarda da büyük ses getirdi. Dün Facebook'ta paylaştığım bu haber de doğal olarak dikkatleri çekti. Yaşanan tartışmalara ve yapılan yorumlara göz atmanızı öneririm:


Dolar/TL kuru, iki haftalık süreçte 3,80 gibi yüksek seviyelerden 3,55 seviyesine kadar geriledi. Bu durum elbette sevindirici; ama birçok kişiye göre geçici bir sevinç yaşanacak. Hem yurt içi hem de yurt dışı gündem maddeleri incelendiği zaman, kurda yeni yükseliş trendlerinin geleceğini de anlayabiliriz.

Kısaca yurt içi ve yurt dışı gündemini şu şekilde anlayabiliriz:

Yurt içinde; referandum süreci ve hala devam eden başkanlık tartışmaları, Türk lirasının yeniden değer kaybetmesine neden olabilir.

Yurt dışında ise FED'in faiz artırımına dair sesler yeniden yükselmeye başladı. FED Başkanı Janet Yellen'in şahin açıklamaları, Donald Trump'ın ekonomi politikalarına ek olarak göçmen konuşmaları dolarda gergin bir ortam oluşmasına neden oluyor.

Dolar/TL kurunda izlenmesi gerekenler ise FED'in Mart ayının ortasında gerçekleştireceği FOMC toplantısı. Bu zamana kadar ise hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki gelişmeler dikkatli bir şekilde takip edilmelidir. Dolarda görülecek iyimserliğin Türk lirasında gerginlik yaratacağını unutmamalısınız.

13 Ocak 2017 Cuma

Dolar Kurunda Görülen Yükseliş Nasıl Yorumlandı?

2017 yılına hızlı bir başlangıç yapan dolar, Türk lirasını eritti. Yeni yılın başından bu yana Türk lirası, % 9 oranında değer kaybetti. Hem yurt içinde hem de küresel piyasalarda yaşanan gelişmeler, Dolar/TL kurunda rekor seviyelerin gelmesini tetikledi. Hatta Türk lirası, gelişmekte olan ülke para birimleri arasında en çok değer kaybeden döviz oldu.

Doların, neredeyse 4 lira seviyesine bir gecede yükselmesi sonucunda piyasalar şok yaşadı. 11 Ocak sabahına 3,8960 liradan başlayan dolar, akşam saatlerinde 3,94 liraya kadar yükseldi. Sabahki rekorunu akşam tazeleyen dolar, tarihinin en yüksek seviyesini kaydetti. Sabah saatlerinde görülen 3,8960 liralık rekor, hacimsiz piyasada gerçekleşti. Bu durum ise ülkemizde, "dolar terörü" olarak tanımlandı.

Dolara ek olarak Euro'da da görülen yükselişler, rekor seviyelere ulaştı. Euro, tarihinde ilk defa 4,11 lirayı gördü. Türk lirası, dolar karşısında 2016 yılının genelinde % 17 oranında değer kaybetmişti. 2017 yılında devam eden bu değer kayıpları, birçok faktörler ile yükseldi. 2017'nin 10 işlem gününün 7'sinde değer kaybeden Türk lirası, tarihinin en kötü anlarından birisini yaşıyor.

Paratic.com dolarda yaşanan yükselişleri değerlendirerek, hem haber hem de piyasa yorumu olarak karşımıza getirdi. Doların sert bir şekilde 4 liraya yükseldiğini belirttiği yazısı, Facebook üzerinde büyük tartışmaların yaşanmasına neden oldu. Türk lirasını, milliyetçilikle korumaya çalışanlardan doların hakimiyetine karşı ne yapacağını bilemeyenlere kadar birçok kişi, tepkisini yorumlarıyla gösterdi. Paratic.com'un doların 4 lira sınırına geldiğinin haberini Facebook üzerinden takip edebilirsiniz ve yorumlarınızı gönderebilirsiniz.

Dolar Kurundaki Yükseliş Yatırımcıyı Nasıl Etkiledi?


Dolardaki bu ani yükseliş, bazı yatırımcıların iştahını da kabartmış durumda. Bu durumu avantaja çevirmek isteyen kişiler, kendi yöntemleriyle al – sat yapmaya başladılar. Bu konuda ön çıkan piyasa ise forex oldu. Forex uzmanlarının yaptığı açıklamalar çerçevesinde, kişilerin Türk lirası ve dolar pariteleri ile yoğun bir şekilde işlem yaptıkları anlaşılıyor. Bildiğiniz gibi forexte çift yönlü işlemler yapmak mümkün ve Dolar/TL kurunda görülen her hareket kazanca çevrilebilir. Yatırımcının dolardaki yükselişi nasıl avantaja çevirdiğini de Facebook üzerinden duyuran Paratic, yorumlarla kişilerin desteğini almışa benziyor.

Eğer forex piyasasında işlem yapma bilgisine ve deneyimine sahipseniz meydana gelen ani dalgalanmaları, kara çevirebilirsiniz. İster dolar ister Türk lirası yönünde işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz. Aynı zamanda iyi bir deneyime sahip olduktan sonra bir parite ile iki farklı işlem yaparak karınızı arttırabilirsiniz. Kaldıraç oranlarından da faydalanabilirsiniz; ama bu kadar hareketli dalgalanmaların yaşandığı zamanlarda, yapacağınız bir hata nedeniyle kazanayım derken kaybedebilirsiniz. Bu nedenle forex ile bu durumu değerlendirmek istiyorsanız öncelikle kendinizi geliştirmenizi öneririz.

Dolardaki Yükselişin Nedenleri Nelerdir?


Dolar kurunda görülen yükselişi değerlendirebilmek için hem yurt içi hem de yurt dışı gelişmeleri yorumlamak gerekiyor. Çünkü global anlamda dolar güçlenirken; yurt içinde yaşanan gelişmeler, Türk lirasının değer kaybetmesine neden oluyor. Bu nedenle dolardaki rekor seviyelerin tek nedeni, FED'in faiz artırımı veya Donald Trump'un başkanlığı kazanması olarak gösterilemez. Yurt içinde yaşanan anayasa değişiklik paketinin oylanması, siyasi çerçevede belirsizliğin artmasına neden oluyor. Aynı zamanda yapılan oylamaya karşı çıkan seslerin de yükselmesi, gerginliğin hat safhaya ulaşmasına neden oluyor. Borsanasiloynanir.co Facebook hesabında dolar kurunda yaşanan yükselişin nedenlerini paylaştı ve tartışmaya sunduk. Böylece kendi yorumlarınıza ek olarak diğer herkesin yaşanan gelişmelere karşı yorumlarını inceleyebilirsiniz.

Dolarda kurunda görülen yükseliş, 4 ana nedene bağlanıyor. Bu nedenlerin başında, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB), uzun süre kurda yaşananlara sessiz kalması gösteriliyor. TCMB'nin yaşanan yükselişe bir müdahale yapması beklenirken, gerekli önlemleri alıyoruz demekle yetinmesi, gerginliğin artmasına neden oldu. 10 Ocak ve 12 Ocak tarihinde attığı adımlar ise etkisini hemen gösterdi.

Diğer bir neden ise FED'in bu yıl içerisinde daha hızlı bir faiz artırımı yapmayı planladığının konuşulması oldu. Neredeyse her FED başkanı, gün aşırı bu yorumu tekrarlayarak spekülasyon yarattı. Doğal olarak faiz söylemleri, doların güçlenmesine neden oluyor.

Üçüncü neden olarak ülkemizdeki siyasi gelişmeleri söylememiz gerekiyor. Çünkü anayasa değişikliğine dair endişelerin yükselmesi, oylamaların yapılması ve karşıt görüşte olan kişilerin olması, Türk siyasetinin belirsizliğini arttırıyor.

Son olarak 27 Ocak tarihinde kredi derecelendirme kuruluşu olan Fitch, Türkiye'ye dair yorumlarını belirtecek. Fitch şu anda, Türkiye'ye yatırım yapılabilir notu veren tek kurum. Yapacağı değerlendirmede Türkiye'nin notunu indirmesi durumunda, dolar kurunda suların yeniden yükselmesine neden olabilir.

8 Mayıs 2015 Cuma

Merrill Lynch Türkiye için Fırtına Uyarısı Yaptı!

ABD – New York merkezli dünyanın en büyük yatırım bankalarından biri olan Merrill Lynch Türkiye için fırtına uyarısı yaptı. FED'in faiz artışı sonrasında Türkiye'yi bekleyen kusursuz bir fırtınanın varlığından bahseden ünlü yatırım bankası, kırılgan beşlinin en zayıf halkalarından birinin Türkiye olduğunu kaydetti.

Merrill Lynch Londra merkezinde bulunan ekonomist Türker Hamzaoğlu, FED'in faiz artırımının yaklaşması ile Türkiye'nin hassas bir döneme girdiğini belirtti. Kırılgan beşlinin en zayıf halkalarından birinin Türkiye olduğunu söyledi ve makroekonomik görünüm açısından ciddi tehditler algıladıklarından bahsetti.

Ünlü yatırım bankası tarafından yayınlanan raporda, Türk lirasının ülke makroekonomik görünümüne ciddi bir tehdit oluşturduğu dile getirildi. Bu durumun, büyümeyle alakalı birkaç sorunun da beraberinde getireceği konusunda uyarı yapıldı. Türk lirasında abartılı satışlar görmediklerinden ve Dolar/TL kurunun 3 seviyesine çıkmadan bir politika hamlesinin tetiklenmeyeceğinden de söz edildi. Merkez bankasının para politikasına da değinen raporda, daha fazla sıkılaşma niyeti olmadığından bahsedildi.

Merkez Bankası'nın ve hükümetin rehavete kapıldığından ve sıçrama riskini basite indirgediklerine yer verdiler. Diğer önce çıkan başlıklarda ise hane halkı ve kamu kesiminin Türk lirasında meydana gelen zayıflıktan etkilenmeyeceği yönündeki görüşün basit olduğu ele alındı.

Raporda yer alan diye bir konu ise özel sektör kaldıracının çok fazla olduğu, finans dışı özel sektörün toplam borcunun Gayrisafi Yurtiçi Hasıla'ya oranının 2007'de % 47 iken şimdi % 80 olduğu. Not düşülen diğer konu da; "en iyi senaryoda dahi politikalardaki değişiklik piyasaları makro resmin iyileşeceğine ikna edemeyebilir," şeklinde ifade edildi.

Türkiye için bir başka yatırım bankası ise tavsiyede bulundu. Morgan Stanley tarafından yapılan tavsiyede Türkiye için "ağırlığını artır" ifadesi kullanıldığı. EEMEA'ya karşı Türkiye için bu tavsiyeyi yapan banka, değerlendirmeleri ile gündeme gelmeye devam ediyor. Morgan Stanley cazip değerlemeler, reel tahvil getirilerinden hali hazırda görülen yeniden fiyatlama ve hala dirençli olan kar trendleri dikkate alındığında bu tavsiyeyi dile getirdiğini ifade etti.

Morgan Stanley raporunda yer alan ifadelerden birisi de; şirketin döviz açık pozisyonlarında oluşan riskler oldu. Bu risklerin makro verinin işaret ettiğinden daha düşük olabileceğine inandıklarını belirttiler. Türk bankalarının yurtdışı fonlamaya ulaşımlarını devam ettireceklerini belirterek, yurtiçinde döviz kredi krizi yaşanmasının riskleri sınırlandıracağını söylediler. Morgan Stanley raporunda en beğendiği Türk bankası olarak Akbank'ı gördüklerini de ifade etti.

25 Şubat 2015 Çarşamba

Zenginliğe Giden Yol Nereden Geçer?

Belki de paranın icat edildiği zamandan beri herkes büyük bir servete sahip olmanın hayalini kurmuştur. Daha varlıklı, kaliteli, saygın ve lüks bir yaşam sürmek istemiştir. Bu nedenle herkesin dilinde ‘zengin olmak’ kelimesi yer etmiştir. Peki, nedir bu işin sırrı? Zengin olmak yalnızca bir hayal midir?

Bugün borsanasiloynanir.co okurları ile paylaştığım “Nasıl Zengin Olunur?” başlıklı makalenin kısa bir özetini, blogumda da paylaşmak istedim. Zengin olmanın bir hayal olmadığını, gerçekten inanarak çalışıp, boşa zaman harcamayarak, paranızı doğru bir şekilde yönetip birikim yaparak ve bu birikimleri de yatırımlarla değerlendirerek zengin olabileceğinizden bahsettim. Bunun sadece bir hikaye, ilgi çekmek için bir yazı olmadığını da belirtmek istiyorum. Nasıl Zengin Olunur başlıklı yazım için tıklayın.

Yazımda bahsettiklerim, şimdiye kadar doğuştan zengin olan değil; bahsedilen yollar izlenerek büyük bir servet elde etmiş kişilerin hayatlarından derlemedir. Dünyanın ikinci zengini olan Warren Buffett, bir servete konmamış, kendi servetini kendi elde etmiş bir insandır. En büyük örnek olarak bu kişinin hayatını kısaca incelemenizi öneririm. Paratic.com isimli web sitesinde yer alan “Warren Buffett Kimdir” isimli yazımı okuyabilirsiniz.

Mal varlığını kendi edinmiş insanların başarılarını okuduğunuz veya izlediğiniz zaman yapmanız gerekenler hakkında bir fikir edinebilirsiniz. Bu başarı hikayelerinden biri mutlaka size uygun olan yolları içeriyordur ve size yol gösterici olacaktır. Her şeyden önce zengin olacağınıza inanmanız, çok çalışmanı ve boşa vakit harcamamanız gerekiyor. Ufkunuzu sürekli genişletmeniz, hedefinize odaklanmanız gerekiyor. Paranızı doğru bir şekilde yönetmeniz, tasarruf etmeniz, para biriktirmeniz gerekiyor. Yatırım yapmak, gelirinizi artırmak ve gelecek maddi güvenliğinizi sağlamak için en iyi yoldur. Ekonomi ve finans konularında bilgi edinmeniz, para kazanma konusunda mutlaka işinize yarayacaktır. Neden yatırım yapmalıyız sorusunu hadibakalim.co isimli kişisel blogumda sizlerle paylaşmıştım. 

Para biriktirmemek için bahanelerinizden kurtulmanız gerekiyor. Aynı zamanda günlük hayatınız içinde tasarruf edeceğiniz birçok nokta bulabilirsiniz. Gelir ve gider tablosu yapmak, iyi bir başlangıç olacaktır. Daha sonra giderlerinizi azaltabileceğiniz noktaları ve gelirinizi arttırabileceğiniz noktaları bulmanız gerekiyor. Bu konuda günümüzde internet fırsatını değerlendirebilir ve bilgi edinebileceğiniz birçok kaynak bulabilirsiniz.

Sizlerle daha önce 30 olmadan milyoner olmak mümkün mü isimli bir yazı paylaşmıştım. Bu yazıda bahsedilen kişi de, sıfırdan zengin olmuş ve izlediği yolları paylaşmıştı. Bu kişinin bahsettiği yollarında diğerleri kişilerle ortak yönleri olduğunu sizler de göreceksiniz. İnancınızı hiçbir zaman kaybetmemeniz, çalışmaktan ve hedeflerinizden vazgeçmemeniz en önemli noktalardan birisi.

Tüm bu yazılardan kendinize bir yol belirleyebilir, sürekli araştırarak kendiniz için en iyi yolları bulabilirsiniz. Belki milyoner, milyarder olamazsınız ama maddi anlamda daha rahat bir hayata kavuşacağınız kesindir.


3 Şubat 2015 Salı

30 Olmadan Milyoner Olmak Mümkün mü?

Zenginlik içinde yüzmek kimin hayali değil ki? Elbette herkes zengin olmak ister; “istemiyorum” diyenler bir düşünsün! Size sunulan büyük bir teklif var ve artık zengin bir hayat süreceksiniz, lüks eşyalarınız olacak ve hayalini kurduğunuz her şeyi gerçekleştirebileceksiniz. Yine de hayır der miydiniz? Ben pek sanmıyorum…

30 yaşına gelmeden milyoner olmak belki hayal ve gerçek olmayan bir hikayeden ibaret diye düşünebilirsiniz. Ama bunu başaran insanlar var. Geçen günlerde 21 yaşında okuldan atılıp parasız pulsuz kalan genç bir girişimcinin hikayesini okudum. Bu genç dünyanın önemli sitelerinden birine de izlediği yola dair bilgiler vermiş. Evet, bu genç 30 yaşına gelmeden köşeyi dönmüş ve tavsiyelerini dünyayla paylaşmaktan da çekinmemiş.

İşte siz, 30 yaşına gelmeden milyoner olmak mümkün mü diye düşünedurun, ben sizlerle bu gencin tavsiyelerini paylaşmak istiyorum:

Gencimizin ilk tavsiyesi parayı takip etmeniz. Biliyorsunuz ki, günümüzde girişimler için birçok teşvik veriliyor ve bu konuda daha rahat hareket edebiliyorsunuz. Aynı zamanda gelişen teknoloji de gençlerin kendi isteklerine yönelik işleri yapmalarını mümkün kılıyor. Genç milyonerimiz, parayı takip etmenizi yani gelecek 10 yılın öne çıkacak ve patlayacak işlerini kovalamanızı öneriyor.

İkinci tavsiyesi, gösteriş yapmak yerine kendiniz gibi davranmak. Özellikle milyoner olma hayaliyle yanıp tutuşan gençlerin fazla gösteriş meraklısı olduğu ve kendi gibi görünmediğini belirtiyor. Milyoner olma yolunda en önemli adımlardan birinin, hatta ilkinin kendiniz gibi davranmanız ve görünmeniz olduğuna da dikkatleri çekiyor. Kendinizi keşfedin ve asıl yeteneklerinizle ön plana çıkmaya çalışın.

Üçüncü tavsiye ise yatırım yapmak için birikim yapmanız. Genç milyoner, özellikle genç çalışanların birikim yapmalarına; ama bu birikimleri yatırım alanında kullanmak için yapmalarına dikkat çekiyor. Henüz genç yaşta paranızı doğru kullanmayı öğrenmeniz ve mutlaka birikim yapmanız, daha sağlıklı bir gelecek için gerekli. Birikim yapmak ve birikimleri yatırımlarla değerlendirmek, belki de zengin olma yolunda atılacak en önemli adımdır.


Sizi zengin edecek girişimleri yaparken, dikkatli borçlanmanız da bir diğer tavsiye. Genellikle “bu iş nasıl olsa tutacak, istediğim kadar borçlanır, kısa sürede öderim” düşüncesiyle hareket etmeyin. Her zaman altından kalabileceğiniz kadar borcu üstlenin. Elbette başarılı olduğunuz takdirde fazlasıyla bu borcu ödeyebilirsiniz. Ama işlerin ters gidebileceğini her zaman aklınızın bir kenarında bulundurun ve altından kalkabileceğiniz borçları üstlenin. Az parayla iş başarmak da mümkündür unutmayın!

Paraya ilgi göstermeniz gerekiyor. Adeta yeni doğmuş bir bebek, kıskanç bir sevgili gibi parayla ilgilenmeniz gerekiyor. Milyoner olabilmek için hayatta en büyük önceliği paraya vermeniz gerekiyor. Elbette bunu yanlış anlamamanız da gerek. Hayatınızda tek şey paraymış gibi davranmak yerine, o çok sevdiğiniz sevgiliniz gibi sürekli aklınızın en önemli köşesinde olmalı ve ona gerekli özeni çekinmeden göstermelisiniz.

Ünlü “Wall Street: Money Never Sleeps” filminde olduğu gibi paranın asla uyumadığını aklınızdan çıkarmayın. Fırsatların ne zaman, nereden çıkacağı hiçbir zaman belli olmaz. Fırsatları değerlendirebilmek için güne erken başlamak ve geç saatlere kadar çalışmaktan kaçınmayın. Ne kadar azmederseniz o kadar başarılı olacağınızı unutmayın. Bırakın 8 saat uyumayı ve zengin olabilmek için uykunuzdan fedakarlık edin. Fazla uyumanın hiçbir faydası olmadığı birçok araştırma sonucunda kanıtlandı ve unutmayın, erken kalkan yol alır!

Kendinize akıl hocası edinin. Milyoner olma yolunda size örnek olabilecek, karşılaştığınız zorluklarla size yol gösterecek, başarıya giden adımları tarif edecek bir akıl hocası bulun ve tavsiyelerini dinleyin. Elbette çevrenizde böyle kişilerin olmaması gayet normal. Ama bu konuda birçok başarı hikayesi internette, yazılmış kitaplarda yer alıyor. Neden bu yazılardan, kitaplardan bilgi edinmeyesiniz ki.

Riskli yatırımlardan kaçmak yerine üzerine gitmeniz gerekiyor. Günümüzde birçok yatırımcının garanti gözüyle bakılan, güvenilir alanlara ve enstrümanlara yatırım yaptığını görüyoruz. Ama uzmanlarında kabul ettiği gibi yüksek kazandıran alan ve yatırım araçları risk oranları yüksek olanlardır. Örneğin forex piyasası birçok kişi için riskli bir piyasadır ve uzak durulması gerek. Ama forex piyasasında, belki de borsada 1 yılda elde edeceğiniz geliri 1 haftada elde edebilirsiniz.

Son olarak genç milyoner, büyük hedeflerinizin olmasını tavsiye ediyor. Bir girişimcinin her zaman büyük hedeflerinin olması gerektiğine dikkat çekerek, bir yatırımdan 1 milyon dolar değil; 10 milyon dolar kazanmayı hedeflemenizi öneriyor. Elbette birden bire milyoner olmanız mümkün değil, ama bu yolda atacağınız doğru adımlarla 30 yaşınıza gelmeden milyoner olabilirsiniz.

Borsanasiloynanir.co Youtube ve Vine Kanallarını Gördünüz mü?

Yaklaşık 2 yıldan bu yana hizmet veren borsanasiloynanir.co sitesi, yatırım piyasaları hakkında detaylı bilgilere yer veren bir sitedir. Borsa, forex piyasalarında yatırım yapmak isteyen kişilere bilgiler veren bu sitede, piyasalarda işlem gören tüm yatırım araçları hakkında detaylı bilgiler yer almaktadır. Birikimlerinizi nasıl değerlendireceğiniz, paranızı nasıl yönetmeniz gerektiği, para kazanmak için nasıl bir yol izlemeniz gerektiği hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz.

Borsa, forex ve diğer finans piyasalarında yatırım yapmak isteyen yatırımcılara yönelik bilgiler veren borsanasiloynanir.co sitesi, sosyal ağlar üzerinden de hizmet veriyor. Piyasalarda işlem gören tüm yatırım araçları hakkında detaylı bilgileri, site içerisinde yer alan makalelerden edinebildiğiniz gibi sosyal paylaşım ağlarından da alabilirsiniz. Facebook, Twitter, Google Plus gibi sosyal medya ağlarının yanı sıra Youtube ve Vine kanalları ile de video hizmeti vermektedir. Site hakkında detaylı bilgiler için tıklayın: http://borsanasiloynanir.co/site-hakkinda/

Borsa nasıl oynanır Youtube kanalı aracılığıyla forex piyasası hakkında aradığınız bilgilere daha eğlenceli yollardan ulaşmış oluyorsunuz. Videolu anlatımlar sayesinde aradığınız bilgilere en kısa ve anlaşılır hali ile erişim sağlayabilirsiniz. İster mobil, ister bilgisayarınız üzerinden bu videoları izleyebilirsiniz. Bu videolarda işlenen konular hakkında detaylı bilgiler edinmek istiyorsanız da, siteyi ziyaret etmeniz için ilgili yazının linki hemen videonun altında yer almaktadır.

Borsa demek hep ciddiyet, rakamlar demek değildir; aynı zamanda eğlencede işin içindedir. İşte bu yönünü Borsa Nasıl Oynanır Vine kanalı ile yakından takip edebilirsiniz. Borsada veya herhangi bir piyasada yatırım yapanların karşılaştığı komik durumları maksimum 7 saniyelik videolar ile Vine'da izleyebilirsiniz.

Yatırımlarınızda başarılı olmak istiyorsanız, yatırım dünyası ile ilgili ne var ne yok bilmeniz gerekiyor. Bu araştırmaları yapmak, günümüzde internet sayesinde çok daha kolay ve yerli – yabancı birçok kaynağa kolayca ulaşabiliyorsunuz. İnternetin sağladığı bu kolaylığı mutlaka değerlendirmeli ve birikimlerinizi değerlendirirken tam anlamıyla bilinçli olmalısınız.

27 Kasım 2014 Perşembe

2015'te Ekonomi Gündemini Oluşturacak Konular

2014 yılını sonlandırmaya hazırlanıyoruz. Piyasalar ve uzmanlar ise çoktan 2015'in kitabını yazmaya başladı. Senaryolar, kehanetler, inişler, çıkışlar derken 2015 yılında ekonomi gündemine bomba gibi düşecek konular tartışılmaya başladı.

ABD'nin ünlü bankası Goldman Sachs ise 2015 yılı için ekonomi gündemini meşgul edecek konuların başlığını çoktan sıraladı bile. Yatırımcıların nefeslerini tutarak takip edecekleri, portföylerine yön verecekleri ve çıkış kapısı arayacakları konu başlıkları ise şu şekilde:

Küresel Ekonomideki İyileşme Hızı


Goldman Sachs tarafından yapılan açıklamalara göre gelişmiş ülke piyasalarında önemli iyileşmeler olacak. "Gelişmiş ülke piyasalarında toplamda daha iyi bir görüntü bekliyoruz. Her ne kadar Çin'deki büyüme bilinen şartlardan dolayı yavaşlasa da gelişen ülkelerin diğer üyeleri bu piyasalardaki iyileşmeden alacağı destekle daha iyi olacak" dedi. Açıklaması ile doğru orantılı olarak da gelişen ülkeler için 2015 büyüme tahminlerini revize ederek yukarı çekti.

Gelişmiş Ülkeler Arasındaki Farklılık


Gelişmiş ülkelerin ekonomilerinin büyüme hızlarındaki fark, 2015 yılında en büyük gündem maddesi olacak. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki büyüme farklının genişliğini koruyacağından bahsediyor.

Petrol Fiyatı Düşüşleri


Emtia konusunda uzman olan Goldman Sachs, 2015 yılında petrol fiyatlarındaki düşüşün devam edeceğini belirtiyor. Libya, Irak ve İran'daki üretimin artmasıyla 2015 yılı genelinde % 5 – 15 arası bir düşüş daha gerçekleşeceğini tahmin ediyorlar.

Doların Güçlenmesi


Geçtiğimiz yıldan bu yana Amerikan ekonomisinde meydana gelen iyileşmeler ile Amerikan doları gücüne güç kattı. Goldman Sachs'a göre dolardaki yükseliş 2015 yılının da en önemli konularından biri olmaya devam edecek. Özellikle G – 10 ülkelerinin para birimleri karşısında değerlenme olacağını tahmin ediyor.

EUR/USD paritesinin (Euro – Dolar), 2015 yılın sonunda 1,15 seviyesinde olmasını beklediklerinden de bahsediyor. Şu an 1,25 dolar. Doların, Japon yeni karşısında ise şu anki 118 yen seviyesinden 130 yen seviyesine çıkması bekleniyor.

Çin'in Büyümesi 


2014 yılı iyi geçmeyen Çin'in, ekonomik büyümesinin seyri 2015 yılında da en önemli gündem maddelerinden biri olacak.

Daha Sağlıklı Gelişen Piyasalar


Goldman Sachs'a göre gelişen ülkelerin bu yıla göre 2015 yılında daha sağlıklı bir hale gelmesi gelecek yılın güncem maddelerinden biri olacak. Hindistan, Tayland ve Şili'nin, 2015 yılında öne çıkan ülkeler olacağı tahmin ediliyor.

Euro Bölgesi Düşük Enflasyon ve Mücadelesi


Euro Bölgesi'ndeki düşük enflasyon da bu yıl olduğu gibi gündemde olacak. Avrupa Merkez Bankası'nın atacağı adımlar gündemi oluşturacak. Bunlara bağlı olarak Avrupa Merkez Bankası'ndan gelmesi muhtemel olarak görülen parasal genişleme en önemli maddelerden olacağa benziyor.

Japonya Merkez Bankası Politikaları


2013 yılında kur savaşları ile anılan ve 2014 yılında da parasal genişleme politikaları ile gündeme yerleşen Japonya Merkez Bankası, 2015 yılında da parasal genişlemede izlediği yollarla gündemde olacak.

2015 yılında da devam edecek olan gündem maddeleri arasında ise FED yine başı çekecek. Amerikan Merkez Bankası'nın yakın zamanda gelmesi beklenen faiz artırımı. Goldman Sachs'a göre ilk faiz artırımı Eylül ayının sonunda olacak. Goldman Sachs'a göre 2015 yılında küresel çarpa borsalarda dalgalanma gündemde olacak ve 2015'in en önemli gündem maddesi düşük kazançlı piyasalar olacak.

19 Kasım 2014 Çarşamba

Altın, Borsa İstanbul ve FED Tutanakları Ne Durumda?

Uluslararası piyasalara yön verecek olan verilerden birisi, hiç şüphesiz FED'in toplantılarından çıkan tutanaklar. İşte bu toplantının tutanakları bu akşam açıklanacak ve piyasalarda tutanakların gerginliği yaşanıyor. Bu gerginlikten faydalanan altın her ne kadar 1,200 dolar seviyelerini görmüş olsa bile, bu seviyede tutunamadı ve 1,175 dolar seviyelerinde geziyor. Borsa İstanbul ise yükselişle kapanmaya devam ediyor.

Bu akşam 21:00'de açıklanacak olan FED Ekim ayı toplantı tutanakları uzmanların da gündemini oluşturuyor. Uzmanlar bu tutanaklardan ABD ekonomisinde meydana gelen iyimserliğin değerlendirilmesini bekliyor. Fed Açık Piyasa Komitesi (FOMC), geçen ayki toplantısında, istihdamda meydana gelen ilave iyileşmeyi ve enflasyonun % 2 hedefinin altında inatçı bir şekilde kalma ihtimalinin azaldığını işaret etmişti. Sonuçta da varlık alımları son bulmuştu.

FED toplantı tutanakları ile ilgili olarak başka bir uzmanın görüşleri ise tutanakların bazı politika yapıcılarının halen düşük enflasyonu bir endişe kaynağı olarak gördüklerini göstereceğini belirtiyor. İstihdam ve düşük enflasyon ana konuyu oluşturuyor ve endişelerin azalmasını sağlayacak açıklamaların yapılması bekleniyor. Daha önce enflasyonun "kayda değer bir süre" düşük tutulacağı belirtilmişti ve bu sözün hala taahhüdünü koruduğu belirtiliyor.

Altın ise FED toplantı tutanakları öncesinde önce 1,200 dolar seviyelerini gördü ve sonra doların güçlenmesiyle yatay bir seyre döndü. Düşen fiyatlar ve Bankacılık Düzenleme ve Değerlendirme Kurulu'nun altın gibi değerli madenlerde taksit imkanını geri getirmesi ile tüketiciler yine altına koştular. Bu sayede de altın alımları canlanmış oldu. Ama bu canlanmanın fiyatları ne kadar destekleyeceği bilinmiyor.

Rusya'nın rezervlerine daha fazla altın eklediği açıklaması da dün altının fiziki talebinde artışa neden oldu ve iki haftanın en yüksek seviyeleri kaydedildi. Buna rağmen doların yeniden güçlenmesi ile altın ulaştığı 1,200 dolar seviyesinde daha fazla tutunamadı ve yatay bir seyre hakim oldu. Borsa İstanbul ise bugünü de yükselişle kapatmayı başardı. Dünkü kapanışa göre 131,76 puanlık yükselişle 81.461,62 puandan günü tamamladı.

Borsa İstanbul için yıl sonu beklentileri ise FED'in faiz artırım endişelerinin sonlanması ve Avrupa ekonomisinde büyüme adımlarının devam etmesi gibi nedenlere göre belirlenecek. Aynı zamanda herhangi bir savaş ve karmaşa durumu yaşanmaması da gerekiyor.


BIST 100 endeksi bu güne de yükselişle başladı ve faizlerin düşüş eğilimini devam ettirmesinden destek bularak 82 bin seviyesinin üzerini test etti. İkinci seansta kar satışlarının etkili olması ise en düşük 81.168,09 puanı gören BIST 100 endeksi, günü yükselişle tamamlamayı başardı.

Küresel piyasalarda etkili olan FED toplantı tutanakları öncesinde dolara olan talep arttı ve pay piyasalarında satışları tetikledi. Dolar/TL kuru 2,2210 seviyesinde seyrederken 2,2390 seviyesini kaydetti. Bu akşam açıklanacak olan FED tutanakları ve yarın Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Para Politikası Kurulu faiz kararının piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Öngörüler ise BIST 100 endeksinin döviz ve faizlere duyarlı hareketinin devam edeceği yönünde.

1 Kasım 2014 Cumartesi

Panik Yok: Altın Daha Öncede Dipleri Gördü!

Dünya altın fiyatlarının dip seviyeleri görmesi ile çalkalanıyor. Herkesin ağzında altın ne olacak, daha düşer mi, şimdi alsak yükselir mi tarzında birçok soru soruluyor. Yatırımcısından tüketicisine herkes altının geleceği hakkında meraklı gözlerle temkinli davranmaya devam ediyor. Peki, ne olacak altına?

En değerli metal olarak gördüğümüz altında, sonunda korkulan oldu ve fiyatlar son 4 yılın en düşük seviyesini gördü. Toparlanıyor, toplandı derken ters köşe yapıp sert bir düşüş daha göstererek 1,167 dolar seviyesine indi. Bu düşüşler ise geçtiğimiz yıl Amerikan Merkez Bankası'nın varlık alım programında gideceği değişikliği açıklaması ve ekonomik verilerinin olumlu gelmeye başlaması ile start aldı. 2014 yılının Kasım ayına başladığımız bugün ise altın, % 34 değer kaybetmiş ve geçtiğimiz yıldan bu yana 1,900 dolara yakın fiyatlardan 1,167 dolar seviyesine kadar düşmüş durumda.


Bu düşüşün nedenini bilmeyenler için kısaca açıklayalım: Altın, Amerikan doları üzerinden işlem gören bir metaldir ve fiyatlarında yaşanan değişimler dolar ile birebir ilişki içerisindedir. Ama bu ilişki ters orantılıdır ve doların değer kazanması demek altının değer kaybetmesi demektir. Dolar neden değer kazandı diyecek olursanız, Amerikan ekonomisinde meydana gelen olumlu gelişmeler ve Amerika'nın varlık alım programını sonlandırması doların değer kazanmasına neden oldu.

Amerika, 2012 yılının Ekim ayında ekonomisinin durumunu düzeltmek için üçüncü parasal genişlemesini başlattı. Bu politika demek oluyor ki, Amerika dışarıya para verecek ve bu durumda doların değer kaybetmesine neden olup, faiz oranlarını düşürecek. Bu sayede de istihdam sağlanacak ve ekonomi gelişecek. Doların değer kaybetmesi ile altın 1,787 dolar seviyesine kadar fırladı ve geçtiğimiz yıl düşüş öncesi döneme kadar değerlenmeye devam etti. Daha sonra ise ekonominin geliştiği yönünde olumlu veriler gelmeye başlayınca, FED varlık alımlarında azalmaya gideceğini açıkladı. Bu durum ise doların değer kazanmasına neden oldu ve bildiğiniz gibi altın şok bir düşüş yaşadı.

Peki, altın bu düşüşünü ne kadar sürdürecek?

Bu noktada uzmanlar bile daha net bir şekilde cevap veremiyor. Ama altının tarihine bakacak olursak daha öncede altının dip seviyeleri gördüğü ve dipten yükseldiği görülecektir. En yakın tarih, 2012 yılı Ekim ayında altının diplerden 1,787 dolar seviyesine yükselmesi ve fiziki taleple birlikte yükselişin devam etmesi örnek verilebilir. Yine de temkinli adım atmak gerekiyor ve gözlerinizi piyasalardan, özellikle de ABD'den ayırmamanız gerekiyor. FED tarafından alınacak kararları, yapılacak açıklamaları ve açıklanacak ekonomik verileri dört gözle takip etmenizi öneririm.

23 Ekim 2014 Perşembe

Taksitli Kredi Kartı Harcamaları Ne Durumda?

2014 yılının Şubat ayının gelmesi ile birlikte kredi kartı taksit uygulamasına, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından getirilen düzenlemeler işleme koyuldu. Bu düzenleme ile gıda, yemek, akaryakıt, kuyumculuk ve teknoloji alışverişlerinde taksitli alışveriş kaldırıldı. Diğer teknoloji ürünlerinde ise taksit sayısı 9 ile sınırlandırıldı.

Kredi kartı taksitlerinin kaldırılmasından sonra kredi kartı ile yapılan alışverişlerde azalma yaşanırken, bankalar taksit satmaya ve avantajlı tüketici kredileri kampanyaları yapmaya başladı. Bu durumda kredi kartı kullanımı azalmış, kredi kullanım miktarı artmış oldu. Aynı zamanda Mayıs ayına gelindiği zaman kredi kartı ile yapılan taksitli harcamalar % 14'e geriledi, taksitsiz ödemeler ise % 18 oranında artış gösterdi. Bu veriler Ağustos ayına geldiğimizde taksitli alışverişler % 18,4 olarak kaydedildi.

Taksitli alışverişlere getirilen sınırlama sonrasında en büyük tepki kuyumculardan geldi diyebiliriz. Bildiğiniz gibi düşen altın fiyatları sonrasında birçok altın tüketicisi kuyumculara akın etti ve altın almaya başladı. Ama kredi kartına getirilen bu kısıtlamanın kuyumculuk sektörüne kötü etki ettiği konuşulmaya başladı. Bu durum karşısında da, BDDK kredi kartı ile kuyumculardan alışveriş yapılamayacağına karşı olan mevzuat hükmünü kaldırdı. Getirilen yeni düzenleme ile taksit sayısı 4 ile sınırlandırıldı.

Ekim ayının sonuna yaklaştığımız bugünlerde ise taksitli kredi kartı harcamaları iyice azaldı. Taksitle gerçekleştirilen kredi kartı harcamaları 2014 yılbaşından bu yana geçtiğimiz senenin 10 aylık dönemine göre 14,5 milyar lira azaldı ve 37,7 milyar liraya gerilemiş oldu.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) haftalık para ve bankacılık istatistiklerine göre 17 Ekim ile biten haftada mevduat bankalarının tüketici kredileri % 0,02 oranında azalmış oldu ve 258 milyar 869 milyon 762 bin liraya geriledi.

Son 10 aylık dönemde taksitsiz kredi kartı harcama tutarı 6,2 milyar lira artış gösterdi. Şu an 44,6 milyar lira olan taksitsiz harcama durumu, yılbaşında 38,4 milyar liraydı.

25 Eylül 2014 Perşembe

Altın ve Doların Bitmeyen Rekabeti

Altın, yıllar boyunca taht kurduğu boğa piyasasından, Amerikan ekonomisinin iyileşme belirtileri göstermesi sonucu FED'in aldığı kararlar sonucunda ayrıldı. FED'in almış olduğu bu kararlar ekonominin iyileştiği ve bu yüzden her ay gerçekleştirilen 85 milyar dolarlık varlık alımlarına son vermesi yönündeydi. Bu kararlar da Amerikan dolarının güçlenmesine neden olurken, altının değer kaybetmesine neden oldu.

Altın, 2013 yılının Şubat ayından bu yana % 30'a yakın bir değer kaybı gösterdi. Altın ons fiyatı 1,800 dolar seviyelerinden 1,180 dolar seviyelerine kadar düştü. Bu değer kaybı sonucunda yatırımcılar altının artık güvenli liman olmadığını düşünerek altın yatırımı yapmaktan uzaklaşmaya başladı. Dolar ise tarihin en yüksek seviyelerinde gezmeye devam ediyor.

Günümüze geri dönecek olursak, altın fiyatları bugün 1,210 dolar seviyelerinde iken Dolar/TL kuru 2,2502 seviyelerinde. Bu tarihi seviyelerin nedeni de hala Amerikan Merkez Bankası'nın kararları ve iyileşen Amerikan ekonomisi. Dünyanın en güçlü ekonomisi olan Amerikan ekonomisi, altın başta olmak üzere birçok yatırım aracı üzerinde etkili oluyor.

Altın, ABD'de faizlerin yükseleceği beklentisinin doları tarihi rekor seviyelerine taşımasının ardından değer kaybetmeye devam ediyor. Dolar, gelişen ekonominin FED'in önümüzdeki yıl politika faizlerini artıracağı spekülasyonlarını güçlendirmesi üzerine yükseliyor. Son 4 yılın zirvesine yerleşen Amerikan doları, 10 önemli para birimi karşısında güçlenmeye devam ediyor. Altın ise Londra piyasasında ABD ekonomisinin iyiye gittiğine ilişkin işaretlerin doları güçlendirmesi ve metale yönelik refah koruma talebini düşürmesinin etkisi ile son 8 ayın en düşük seviyesine indi.

Spot altın % 0,5 oranında düşüş ile ons başında 1,210.53 dolar seviyesine geriledi. 1,207.04 dolar seviyesi ile 2 Ocak'tan bu yana gördüğü en düşük seviyeye gerileyen altın, fiziki alımlarla dün bir miktar yükseldikten sonra bugün tekrardan yönünü aşağıya çevirdi.

Goldman Sachs emtia araştırma müdürü olan Jeffrey Currie, 2014 yılı sonunda altın fiyatları tahminlerini 1,050 dolar seviyesine kadar indirebileceklerini tekrar etti. Altında henüz en kötünün yaşanmadığına dikkat çeken Currie, yatırımcılara geçen yıl altın yatırımcılarına 'sat' uyarısında bulunmuştu. Ayrıca, "riskler önemli ölçüde aşağı yöne eğilim gösteriyor, desteğin büyük bölümü Ukrayna'daki siyasi belirsizlikten ve Orta Doğu'da meydana gelen gelişmelerden kaynaklanıyor," dedi.

26 Ağustos 2014 Salı

Burger King'in, Buffett Desteğiyle Gerçekleştirdiği Dev Satın Alma

ABD'nin en büyük ikinci hamburger zinciri olan Burger King'in, Kanadalı kahve ve donuts satıcısı Tim Hortons Inc'i satın alma haberi konuşuluyor. Burger King'in bu satın alma ile Kanada'ya taşınma planları yaptığı da söyleniyor. Daha düşük vergi alınan ülke arayışında olan Burger King'in, bu nedenle Tim Hortons'u tercih ettiği düşünülüyor.

Yapılan açıklamalara göre, büyük bir kısmına 3G Capital'in sahip olduğu Burger King, bu satın alma ile dünyanın en büyük üçüncü fast-food zinciri haline gelecek. Aynı zamanda vergi ve danışmanlık firması olan KPMG tarafından web sitesinden verilen bilgilere göre Kanada'nın kurumsal vergi oranı % 25,6. Amerika'da ise bu oran % 40 seviyesinde.

ABD'de büyük bir sorun haline dönüşmeye başlayan yüksek kurumsal vergi, Amerikalı şirketlerin merkezlerini uluslararası olarak değiştirmelerine neden oluyor. Bu nedenle ABD Başkanı Barack Obama yönetimi eleştiriliyor ve yardımcıları pratikte bu konu ile ilgili harekete geçeceğini açıklıyor.

Burger King'in, Tim Hortons'u satın alması ile ilgili söylentiler bugün son buldu ve resmi olarak satın aldığı duyuruldu. Anlaşmanın tam tutarı ilk aşamada açıklanmadı ama iki dev şirketin birleşmesi sonucunda fast-food pazarında 23 milyar dolarlık satış hacmine sahip olunacağı biliniyor. Anlaşmanın toplam maliyeti ise 11 milyar dolar.

Satın alma sonrasında şirketlerden yapılan açıklamalara göre Tim Hortons hissedarlarına 65.50 Kanada doları nakit ödeme yapılacak ve sahip oldukları her hisse için yeni şirkette 0,8025 pay sahibi olacaklar. Satın alma öncesi hisseleri değerlenen Burger King'in, satın alma duyurusu sonrasında hisseleri % 5 oranında değer kaybetti.

Burger King'i bu satın almada Warren Buffett'in finanse ettiği de söyleniyor. Bu konuda resmi bir duyuru yapılmamasına karşın, Warren Buffett'ın sahibi olduğu Berkshire Hathaway Inc'in terchi ettiği bir hisseye 3 milyar dolar yatırım yapacağı söylendi.

17 Temmuz 2014 Perşembe

Özsüt ve Bizim Toptan Şok Marketler Satıldı


Türkiye'nin önde gelen tatlı devi Özsüt'ün satışı yapıldı ve Infinity Invets Holding bu satın almayı gerçekleştirdi. Özsüt'ün neden böyle bir karara vardığı ise henüz bilinmiyor. 76 yıllık tatlı devi olan Özsüt'ün, Azerbaycan ve Türkiye'de toplam 185 bayisinin bulunduğu biliniyor.

1938 yılına İzmir'de kurulan Özsüt, Türkiye'nin ve komşu ülkelerin beğenilen tatlıcısıydı. Birçok ürünü bile kendine hayran bıraktıran Özsüt artık Infinity Invest Holding bünyesinde. Özsüt'ün Azarbaycan ve Türkiye'de 44 farklı şehirde satış noktaları bulunuyordu.

Infinity Invest Holding'in ise Türkiye'de sahip olduğu başka yatırımları da mevcut. Bu yatırımlar ise Delta Akaryakıt, Antoil ve Cadenero. Özsüt'ü satın almak için Infinity Invest Holding ve STP Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Rekabet Kurulu'na başvurmuştu. Sonuç olarak da Infinity Invest Holding, Özsüt'ün yeni sahibi oldu.

Diğer bir satın alma haberi ise bir süre önce bazı illerdeki şubelerinin tamamını kapatan Şok Marketler'den geldi. Yıldız Holding iştiraki olan Bizim Toptan Şok Marketler'in 196 mağazasının, franchise sözleşmeleri ve sabit kıymetleri satıldı. Bu satış 30 milyon Türk Lirası artı katma değer vergisi olarak gerçekleştirildi.

Şirketin bu satışı büyüme stratejileri çerçevesinde, market kanalındaki penetrasyonunu arttırmak amacıyla yaptığı söylendi. Bizim Toptan, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) Şok Marketler'in 196 mağazası için satış başlatacağını bildirmişti. Açıklamada 30 milyon Türk Lirası'ndan ve artı KDV ödeneceğinden de bahsedildi.

2011 yılında Şok Marketler, Migros bünyesinden Gözde Finansal Hizmetler A.Ş ve Bizim Toptan Satış Mağazaları A.Ş tarafından alınmıştı.

16 Temmuz 2014 Çarşamba

18 Türk Bankasının Dünya Bankaları Arasındaki Yeri

The Banker Dergisi tarafından yayınlanan "Dünyanın en büyük 1000 bankası" sıralamasında 18 Türk bankası da yer aldı. Bu hem ülkemiz hem de bankalarımız adına güzel bir haber. 2014 yılı sıralamasında 18 Türk bankasının başında ise Türkiye İş Bankası yer alıyor.

Yayınlanan habere göre, dünyadaki tüm bankalar ve finans merkezleri arasındaki iletişimi The Banker dergisi sağlıyor. 1926 yılından bu yana yayın hayatını sürdüren dergide, dünyanın en büyük 1000 bankası Temmuz sayısında yayınlandı. Bu sıralamaya göre ilk iki sıra Çin bankalarına ait.


207 milyar dolar sermaye büyüklüğü ile Industrial and Commercial Bank of China (ICBC) ilk sırada yer alıyor. 173 milyar dolarlık sermaye büyüklüğü ile China Construction Bank ikinci sırayı alıyor. 2013 yılında ikinci sırada yer alan Amerikalı JP Morgan bankası ise 165 milyar dolarlık sermaye büyüklüğü ile üçüncü sırada yer alıyor.
 

Türkiye'nin ilk 3 ismi ise değişmiyor ve sermaye büyüklüğüne göre 10,5 milyar dolar ile İş Bankası 118. sırada, 9,6 milyar dolar ile Akbank 127. sırada, 9,4 milyar dolar ile Garanti Bankası 128. sırada yer alıyor. Bu sıralama geçtiğimiz yıl da bu şekildeydi. 8 milyar dolar sermaye büyüklüğü ile Ziraat Bankası da bu 3 büyük bankayı takip ediyor. Türkiye'nin 5. büyük bankası ise 6,3 milyar dolar sermaye büyüklüğü ile Yapı Kredi.

28 Haziran 2014 Cumartesi

Alibaba New York Borsası'nda İşlem Görecek

E-ticaret devi olan Alibaba, halka arz için resmi başvurusunu yaptı. Çin'in e-ticaret devi olan Alibaba, New York Borsası'nda 'baba' koduyla işlem görecek.

Alibaba'nın borsaya açılması, ABD tarihinde görülen en büyük halka arz olacağa benziyor. Hisselerin, ilk başta teknoloji şirketlerinin hisselerini bünyesinde barındıran Nasdaq Borsası'nda işlem göreceği söyleniyordu. Bu söylentiler boşa çıktı ve Nasdaq yerine New York Borsası'nda işlem göreceğinin açıklanması, Nasdaq Borsası'nı üzdü diyebiliriz. Ayrıca Alibaba, New York Borsası'nda işlem gören en büyük 3. teknoloji şirketi olacak.

Alibaba tarafından dün yapılan açıklamaya göre, borsada hisseler 'BABA' simgesiyle işlem görecek. Borsa işlem kodunun 'baba' olmasının nedeni yalnızca Alibaba markasını yansıtması değil. Çinliler için 8 rakamı uğurludur ve Çince'de 8 rakamı 'ba'dır. 8 rakamını uğurlu görmelerinin nedeni ise refah anlamına gelen 'fa' kelimesini andırması. Her ne kadar garip bir yaklaşım olsa bile Çinlilerin ne kadar gelenekçi olduğunu hepimiz biliyoruz.

Analist tahminlerine göre, % 12 oranında halka açık olması beklenen Alibaba, 168 milyar dolarlık bir piyasa değerine sahip olacak. Ayrıca yalnızca International Business Machine ve Oracle şirketlerinin gerisinde kalacağı, bu nedenle de en büyük 3. teknoloji şirketi olacağı düşünüyor.

Alibaba ilk halka arzı ile ABD tarihinin en büyük halka arzını yapmaya hazırlanıyor. 20 milyar dolar gelir getirmesi beklenen Alibaba'nın, dünya çapında ne kadar büyük bir küresel ağa sahip olduğunu kanıtlıyor.

Övgülerin yanı sıra bu halka arz için eleştirilerinde olduğu görülüyor. Eleştirilen noktalar ise modelin şeffaf olmaması, masraflı bir yol olması ve ilk halka arzların büyük yatırımcılar ile bankalar için büyük bir güç kaynağı olması eleştiriliyor.

26 Haziran 2014 Perşembe

Bir Varmış Bir Yokmuş: Unutulan Araba Markaları

Bir dönem efsane olmuş araba markalarının bazılarını günümüzde aynı şekilde değerlendirmek pek mümkün değil. Bu nedenle de yazımın başlığını bir varmış bir yokmuş diye atmak istedim. Bir zamanların popüler markası olmuş ama şimdi kaybolmuş olmalarının nedeni ise çeşitli skandallar, krizler gibi olumsuz olaylar.

Ben aklıma gelen ve internet üzerinde araştırarak bulduğum bazı araba markalarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Ama elbette sizlerinde aklına gelecek markalar olacaktır ve burada paylaşırsanız sevinirim.

Hummer


İlk olarak o koca heybetli görüntüsüne rağmen artık kaybolmaya başlayan Hummer ile başlamak istiyorum. Hummer, General Motors tarafından üretilmiş ve 2000'li yılların en popüler araçlarından birisi olmuştur. Lüks olmasının yanı sıra o kocaman motoru ve heybetli görüntüsü ile birçok gönülde taht kurmuştur. Ama 2008 yılında küresel kriz döneminde tüketicilerin ilgisi yakıt tasarrufu yüksek olan araçlara kaydığı için Hummer popülerliğini kaybetmeye başladı. Daha sonra da şirket üretim yapmama kararı aldı.

Oldsmobile


Kaybolan bir diğer araba markası da Oldsmobile. ABD'li Oldsmobile çok tutulan ve en çok sevilen modellerden birisiydi. Olds Motor Vehicle Company adı altında 1887 yılında kurulan şirket, 1899 yılında devredildi ve Olds Motor Works adını aldı. 1901 yılında ilk Curved Dash Oldsmobile modeli tasarlandı ve 650 dolardan satıldı. Olds Motors Works şirketi 1904 yılında bu modelden 5000 adet satmaya başladı. 1908 yılında General Motors tarafından satın alınan şirketi 107 yıl boyunca üretim yapan şirket 2004 yılında üretimi durdurdu.

Saab


1947 yılında İsveç'te kurulan bir otomotiv şirketi olarak Saab, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra 15 uçak mühendisinin tasarladığı 92001 adlı modele sahip ilk otomobilini üretti. Birçok yönden olumlu tepkiler alan ve dünyanın en sağlam, en güvenli otomobili unvanlarına sahip otomobiller üreten şirket, İsveç çeliğinin önemine de dikkat çekmiştir. Şirketin ticari araç markası olan Scania ile ayrılması sonrasında rekabet gücünü kaybetmesiyle, 2000 yılında General Motors tarafından satın alınmıştır. 2010 yılında Hollandalı spor araba üreticisi Spyker tarafından satın alınan şirket artık mazide kalmıştır.

Anadol


Türkiye'de seri üretilen ilk otomobil markası olan Anadol'da kaybolan markalardandır. Bilindiği gibi Devrim ilk Türk arabasıdır. Devrim arabasından öncede bazı otomobillerin üretilmesine rağmen Devrim ilk olmuştur. Anadol markası çıkarılmadan önce de Nobel isimli küçük bir araç üretilmiş ama kısa sürede üretimi durmuştur. Fiberglas, Bernar Nahum ve Rahmi Koç'un İzmir'de bir fuarda İsrail yapımı bir araçta görülmesi ile cesaret vermiş ve maliyetinde düşük olacağı mantığıyla fiberglas Anadol 19 Aralık 1966 yılında üretilmeye başlamıştır. 1966 yılından 1984 yılına kadar Anadol üretimi yapılmıştır ve 1984 yılında Anadol üretimi durdurularak, Ford Motor Company lisansıyla Ford Taunus üretimine geçilmiştir. Böyle Anadol markası da kaybolmuştur.

15 Mart 1971 tarihli Hürriyet Gazetesi'nin bu haberini sizinle paylaşmak istiyorum:

Toros


Hala yürür olarak görsek de artık üretilmeyen ve yakın zamanda da kaybolacak olan markalardan birisi de, Renault Toros markası. Türkiye'ye Oyak işbirliği ile Fransa'dan 1971 yılında gelen Renault 12 modelinin üretimi 1980 yılında durdurulduktan sonra Toros markası üretilmeye başlamıştır. R12 modelinin geliştirilmiş ve modernleşmiş görünümü olarak sayılan Toros markası, 1989 yılına kadar tasarlanmıştır. 2000 yılından sonra Toros'ların üretiminin durdurulma nedeni ise Avrupa Birliği'nin Euro Normlarına uygun olmamasıdır.

21 Şubat 1989 Sabah Gazetesi haberine bir göz atın:


Daha kaybolan birçok araba marka ve modeli olduğunu düşünüyorum. Aklıma gelen model var markalar bunlar. Gelişen teknoloji, tüketicilerin beklentileri ve yaşam standartlarına göre değişen otomotiv sektöründe gelecek yıllarda daha birçok modelin tedavülden kalkacağına inanıyorum. Aynı zamanda artan rekabet koşulları, pazar payı gibi nedenler bazı markaların da sonunu getireceğe benziyor. Mitsubishi, Suzuki ve Volvo'nun düşen pazar payları nedeniyle devredilecekleri konuşuluyor.